Showing posts with label mondaynightraw. Show all posts
Showing posts with label mondaynightraw. Show all posts

Tuesday, January 23, 2018

#RAW25 | BÜYÜK HÜSRAN

@ WWE


Dün gerçekleşen 25. yıla özel RAW şovunu tamamlamış olduk. Royal Rumble öncesi büyük bir beklenti içine sokan WWE, bir hayal kırıklığı yaşattı.


Bunca yıldız bunun için mi geldi? 

     Efsanelerin döndüğü bu özel şovda beklentileri yüksek tutmamızı sağlayan WWE ailesine teşekkürlerimi bir borç bilirim! 3 saati bu kadar heyecan içinde soluklarken bu kadar dumur olduğumu hatırlamıyorum. Biz ne beklerken ne aldık? Acaba Royal Rumble öncesi abartmak mı istemediler ancak ya pazar günü de kötü geçerse?

Şov içinde sevindiren sadece 3 şey vardı. Miz'in yeni şampiyon olması, DX ve Bullet Club'ın karşılaşması, 3. olayda hiç yayınlanmayan Manhattan Stadında olan Jeff Hardy'nin Broken hali. Başta zaten bir hata var. Neden iki stadda iki farklı şov var? Bir stadda bir şey oluyorken, diğer stadda neler oluyor? Şovu mu izliyorlar yoksa başka bir şeyler mi dönüyor? Barclays stadında Manhattan'a bağlandıklarını gördük ancak neden Jeff'i o haliyle göremedik ekranlarda? Bu konuyla ilgili birçok kafamda sorular dönüyor ve çok gereksizdi 2 farklı stadda olması. Belki sevindiren küçük bir şey daha eklemem gerekirse WWE'nin CM Punk'ı yayınlaması!

Başlangıç yine iyi bir şekilde başladı bana göre. Vince'in yine heel olarak görmemiz bana komik gelse de bu özel şovda Stone Cold'u görünce "heh tamam" dedim. Ancak bundan sonrası yavaşça bataklığa yaklaştığımız anlamına geliyor. Bu kadar yıldız küçük sahneler için mi döndü? Kadın yıldızların alkışlatmak için döndüğünü tahmin etmemiştim. Çok zayıf kaldı bu sahneler. Belki genel müdür sahnesinde yiyebilirdi bu ama kadın yıldızlarda beklemiyordum. Arkadaki APA sahneleri de başta komik gelse de "Yine mi?" dedirttirdi.

Manhattan ve Barclays olarak izleyicileri ikiye ayırması çok kötü. Bunun bir örneği Matt Hardy ve Bray Wyatt maçı. Tamam belki evde oturup izleyenler izleyebiliyor, ama bunu keşke gerçekten bir PPV'da yapsalardı daha iyi olurdu. Barclays stadında da maç veriliyordur, ona lafım yok ama neden yani? Bu maçı bu gün göreceğimi tahmin de etmemiştim.

Ve şimdi gördüğüm tweet üzerine aksiyon devam ediyorken Barclays Stadında Jerry Lawler ve Jim Ross'un uyuması... Bence bu her şeyi açıklar nitelikte.


Şov gerçekleşmeden hemen önce de Lita'nın Twitter üzerinden "Davetliler listesinde değildim" yazması da ayrı bir acıydı. Sen nasıl Lita'yı çağırmazsın? Böyle bir yıldızı nasıl görmezden gelebilirsin?

Son haberlere göre de Cena'nın Wrestlemania 34'teki rakibi belli oldu. Taker olmasını beklerken Elias haberleri duymak acı. Şirketin Elias üzerinde büyük bir beklentisi var. Ve bu yüzden dün Elias daha güçlü nitelikteydi. Elias güçsüz göstermek istemedi WWE. Biz harbiden ne beklerken ne bulduk? Wrestlemania'da bu maçı özellikle aramam açıkçası. Daha önceden Fandango'nun Chris Jericho'yu Wrestlemania'da yendiği an geldi aklıma ve çıldırdım şu an. 

Son herhalde bahsetmem gereken önemli bir konu ise Undertaker. Dead Man dün döndü ancak neden döndü hala anlaşılamadı. Emekli mi oldu, bir mesaj mı vermek istedi, ben hala burada mıyım dedi herkes şok içinde geldi. "Ben geldim hepsini sildim" dedi ama niye dedi bilmiyoruz, anlamadık. Keşke hiç görmeseydik dönüşünü.

Bence hiç yaşanmamış gibi yola devam etmeliyiz arkadaşlar. Yoksa derin bir yara oluşturacaktır.

Monday, January 22, 2018

#RAW25 | BÜYÜK GÜN GELDİ

@ Wrestling News


Bu gece yarısında Pazartesi Gecesi RAW şovunun 25. yılını kutluyoruz. Bir pay-per-view niteliğinde olacak RAW şovu herkesi heyecanlandırdı. Hazır mıyız?


     Aslında bu şovun ardından yani yarın genel analiziyle ilgili sadece yazmak istiyordum ancak heyecanıma yenik düştüm ve devreye girdim. Böyle bir günde bir yazı olması lazım dedim. Bir aylık özel şov niteliğinde olacak olan şovda özel isimler de yer alıyor. Taker, Ric Flair, Jericho, Trish Stratus gibi isimlerin yanı sıra yakın çağda gördüğümüz isimleri de göreceğiz. MVP, Kelly Kelly, Boogeyman gibi. 

WWE.com'da bugüne özel bir yazı yazdı her hafta olduğu gibi. Intercontinental Kemer Maçı'mız var, demin de dediğimiz gibi efsanelerin dönüşü, Brock Lesnar da yer alıp bu pazar Royal Rumble'a dair bir şeyler diyecek. Ve büyük ihtimalle 25. yıla özel olduğu için SmackDown Live ekibin de bugün katılma ihtimali var.

Bu şovun öyle bir özelliği var ki hem efsaneleri birleştirecek hem de bu hafta sonu gerçekleşecek olan Royal Rumble şovuna dair de bilgiler verebilir. Ne gibi? RAW'a dönen Kelly Kelly, Bella kardeşler ve Trish Stratus'ün de bu hafta sonu Kadınların Royal Rumble maçına katılma ihtimali gibi. Nedense bu kişilerin, daha doğrusu Trish'in, Royal Rumble'a katılmasını çok istiyorum. Ama hala Lita bugün için açıklanan isimler arasında yer almıyor. Üzdü. Eskiden olduğu gibi Lita ve Trish'i Royal Rumble aracığıyla tekrardan aynı ringde görmek isterdim. 

Eski yıllardaki gibi Jim Ross ve Jerry Lawler'ın sunumuyla izleyeceğiz şovu. Ancak bir takım eksiklikler yok değil. Christian'ın gelip, Edge'in olmayışı bence kötü bir etken. Aman aman kabul etmesem de Christian, Edge'siz çok tutunamadı. Diğer bir örnek Lita. Kevin Nash'in de ilk katılacak diyip daha sonradan şovdan ismin çıkartılması iyi olmadı. Şimdi söyleyeceğim şey eksiklik değil ama geçen haftaki konuşmanın ardından Revival ekibi, efsaneler tarafından yok edilecek resmen. Muhtemel gördüğüm takım ise Dudley Boys. 

Beklenen bir başka şey ise Jeff Hardy. Charismatic Enigma'nın hangi karakterle döneceği önemli bugün? Sevilen Hardy olarak mı, yoksa Broken Nero olarak mı dönecek biz de bilmiyoruz. Matt Hardy'nin her zaman Woken Warriors'lardan bahseder ve ailenin büyüdüğüyle ilgili bilgiler verir. Jeff onlardan biri mi acaba? Bir de bir başka sorunun cevabı ise Jeff'in tam zamanlı dönüp dönmeyeceğini bugün öğrenebileceğimizi düşünüyorum. 

Çok konuşulan ve bugünün bir başka gündemi belki de "en" denilebilecek olan şeyi ise CM Punk. Açılış videosunda kendisinin yer alması. Çoğu CM Punk'ın geri döneceğini düşünmekte. Ancak ben düşünmüyorum. Yer alması çok doğal. Sonuçta CM Punk geçmişte yer aldı. Kimse bunu inkar edemez. WWE'de ilk başlarda CM Punk lafını duymak istemeseler de onlar da biliyorlar. Şimdi ise belki yumuşatmak belki de geçmişini inkar etmemek amacıyla Punk'ı özel açılış videosuna eklediler. Hepsi bu. Bence daha fazla abartmamak lazım. Bir de UFC'nin müdürü mü diyeyim ne diyeyim Dana White CM Punk'ın 2. maçını kabul etmişken, Punk'ın WWE'ye geleceğini düşünmek komik değil de ne? 

Genel olarak söyleyebileceklerim bu kadar. Bakalım 25. yıl RAW şovu nasıl geçecek?

Friday, October 20, 2017

NİA JAX WWE'DEN AYRILDI MI?

@ WWE


WWE'de Neville krizi yaşandıktan sonra aynı gece bir kriz daha yaşandı. WWE taraftarının merak ettiği soru ise şu: Nia Jax WWE ile ilişiğini kesti mi?


     Son zamanların WWE'de parıldayan yıldızı Nia Jax olmadığı kadar bir push dönemine girmişti. Bir taraftan kendisi en üst noktadayken bir taraftan da kötü durumda diyebiliriz. Neden mi? Şu an Nia Jax, kadın sikletinin Braun Strowman'ı diyebiliriz. Kendisi pek nadir görülen bir güreş yıldızı. Bu da kendisinin avantajı oluyor. Bu da beklenmedik senaryolara yol açıyor. Ama diğer taraftan ise hala şampiyon olamadı ve şampiyonluk yarışına giremedi. 

Dwayne "The Rock" Johnson ile kuzen olan yıldızımızın şirkete girmesi kolay oldu. Hatta bu pek sevmediğim bir şey olsa da ters tepmedi. Son zamanlarda bence iyi performanslar sergiledi. Ama senaryo olarak bir türlü tutunamadı. En son No Mercy'de 5 kişilik kemer maçına çıktı ve başarız oldu.  Bu da epey bir sinirlendirmiş olmalı.

Yakın arkadaşı Alexa Bliss'ten gelen yeni açıklamaya göre "Kendisinin zamana ihtiyacı var. Yorucu bir tempoda çalışıyoruz. Herkes bu dönemden geçiyor. Biz NXT'deyken çok fazla fark edilmese bile orada da ayrılmaya ihtiyacımız var. Bir zamana geldiğinde kendini iyi hissetmezsin ve vücudun kaldırmaz hale gelir ve hastalanırsın. Geri döndüğünde sevineceğim." açıklamasında bulundu.

Tabi bir de bunun deminde dediğim, senaryo ve para sıkıntısı girince biraz ciddileşti. Şu anki durum ise ayrılmadı, izne çıktı. WWE bunu belirtmedi ama birçok yerde izne çıktığı görüşünde. Daha önceden böyle bir durumu yaşamış mıydık bilmiyorum ama garip bir hal aldı ve medyaya yansıtıldı. Ve ne zaman geri döneceğine dair bir bilgi yok. Bu kısa bir zamanda olabilir, daha uzun bir süreçte. Bu haberden bir haber daha çıkacak ki başka WWE yıldızlar da ayrılmak istiyor. Haftaya çarşamba günü bir bütçe kısıtlamasına gidileceği söylendi. Bakalım WWE ile kimlerin yolu ayrılacak?

Wednesday, October 18, 2017

BİR KEZ DAHA KANE

@ WWE


Geleceğin Hall of Famer'ı ve yılların emektarı Red Monster Kane tekrardan ringe döndü.


     2016'da WWE'den başkanlık seçimi için ayrılan Kane, geçen RAW şovunda şaşırtan bir süpriz yaparak kendisini bir kez daha ringde gösterdi. Tamamiyle WWE'den ayrılmamıştı tabi. Amerika'nın eyaletleri olan Knox County/Tennessee'de, başkanlık için çalışmalar yapıyordu. Ve bununla ilgili ciddi ciddi konuşmalar yapıyordu. Açıkçası beni şaşırtmıştı Kane. Çünkü öyle bir karakterden beklenmeyecek bir hareket. Tabi, WWE'deki karakteriyle dışarıdaki yaşam hayatını karıştırmamak gerekiyor.  Farklı insanlar. Ama şimdi bütün bu işlerden sonra geri dönmesi iyi mi oldu?

Geri dönüşü tartışılır. Hem iyi hem kötü denilecek tarafları var. İlk olarak iyiliğiyle başlayalım; efsane isimleri ringde dönmek güzel. Ancak sadece bu kadar diyebiliyorum. Kötü tarafa geçersek neden döndü ki? Tamam, başkanlık seçimleri için işleri bitmiş olabilir. Ancak eğri oturalım doğru konuşalım. Eski Kane yok artık. O çocukluğumuzdaki Kane gitmişse artık ben ne yapabilirim bir başkasıyla. Sanki iki farklı karakter gibi. Hele ki Corporate Kane'den sonra da yenilenmiş maskeli Kane olarak gelmesi bence komik. Eski Kane olarak gelemezdi belki. Hem eskisi kadar yüzde yüz kendini vermek istemez hem de sağlıksal açıdan birkaç kusuru vardı kıyafetin. Örn; maskesinden zorla nefes alma gibi. Ama şimdiki haline baktığımızda maalesef olmasa da olur diyeceğimiz yıldız. Kane'i çok sevsem de bazen gerçekleri söylemek kötü hissettiriyor. Hani gideri var mı var ama bu kadar.

Söylemeden edemeyeceğim RAW şovunda neden Kane ve Braun Strowman kardeş gibiydi? Neden hiç yüz yüze bakmadılar? Neden Braun, Kane'i bekliyor gibiydi? Neden Braun tek başına Roman'ı yenemedi? Neden Kane korkutucu olması gerekirken değil? İşte bu soruların cevaplarını hem TLC'de göreceğiz hem de daha sonraki şovlar bu soruların inşallah cevapları olur.

Wednesday, October 4, 2017

BU GERÇEKTEN OLUYOR MU?

@ WWE


205 Live'ın yeni üyesi ve geldiği gibi etki yapan Cruiserweight Şampiyonu Enzo Amore'nin sonu nereye gidiyor? 


     Big Cass'ten ayrıldığı günden beri sansasyonel açıklamalarda bulunan Enzo Amore iyiye gittiği söylenemez. Big Cass ile ayrılmasının sebebi WWE'nin Big Cass'i öne çıkarmak istemesiydi ve Enzo'yu da mid-card hatta low-card olarak devam ettireceklerdi. Daha sonradan öğrendik ki bunun belli başlı nedenleri varmış. Nelermiş onlar?

Bir Enzo arka tarafta pek sevilmeyen birisiymiş. İkincisi ise sevilmediği için Enzo'yu WWE'den attırmak istiyorlarmış. Evet, ilkine katılabilirim. Gerçekleri yüze vuran bir insan. Bu yüzden arkadaşı olmayabilir ama sadece ekranda o özelliğini kullanıyor zannediyordum. Ama gerçek kesiminden o karakteri çıkmış belli ki. Arka tarafta tek arkadaşı olan Big Cass'miş ve o da sakatlığından dolayı ayrılmasından sonra tek kaldı. Hatta ilk Cass ile promosunun ardından ve Miz'le olan segmentleri "Bu gerçekten oluyor mu?" dedirttirdi. Gerçekten orada bir gerilme oldu. Bu gerilmelerden dolayı Enzo 205 Live'a gönderildi. Ama Miz'le olan konuşmasında zaten 205 Live'daydı. Olaylar o kadar çok yakındaki sanki birisi Enzo'yu alıp "Kovuldun" diyecekti. Enzo Amore de bu suskunluğunu sadece onlara yansıtmadı ve diğer Cruiserweight'teki yıldızlara da yansıttı.

Son iki haftadır RAW'da ana şovda görüyoruz. Bu da ayrı bir enteresan durum. Bunun da bir nedeni varmış. Birazdan açıklayacağım. "Hiçbiriniz RAW'ın ana şovunda olamadınız. Ben oldum." Bu söz çok iddialıydı ama doğru. Ama Enzo Amore'yi çok önemli bir kişi olarak gördüğünden değil, Enzo'yu bitirmek istedikleri için yüceltiyorlar. Bu haftaki RAW şovunda da gördük, bir önceki RAW'da da. Herkesin kusurlarının yüzüne vurarak kendini yüceltiyor ancak hep sonunda yer de oluyor. Hem iyi bir şey hem de zedeleyen bir durum. Enzo 205 Live'a gelmeden önce cruiserweight yıldızlarını WWE'nin çok kötü cruiserweightlerle dolu, yetersiz zamanlarıydı. Bu da 2000'lerin başıydı. WCW ile karşılaşıldığında Chris Jericho, Rey Mysterio Jr., Dean Malenko ve Eddie Guerrero gibi isimler WCW'dayken, WWE'de hatırlanacak bir ismin bile olmaması bu siklette. Enzo geldikten sonra bu algım değişti. O geldiğinden beri insanlardan tepki çekse de ben Enzo'yu 205 Live'da sevdim. Yoksa RAW'da Curt Hawkins'den bir farkı olmayacaktı.

Yeni imajı heel olan Enzo Amore, ki benim için face hala, yeni hikayeler getirdi. Elinde dokunmamazlık sözleşmesi bulunan Enzo'nun Kalisto'dan bir darbe gelecek. O kadar çok bekledik ki Kalisto çıkana kadar, acaba Rey mi dönüyor dedik ve herkes de onu bekliyordu. Ancak Kalisto çıktı. Pişman değilim ama ana şovda Kalisto'nun çıkması şaşırttı. Ve buradan da ana şovda neden Cruiserweight sikleti yer alıyor 2 haftadır? WWE'nin yeni stratejisi 2 saat 15 dk'sını ana gösteri olarak kalan 1 saat/55 dksını devam etmek isteyenlere özel bir saat olarak ayırmak istiyormuş. Tam bir saçmalık. Bu bilgi doğrulanır veya fark edilirse yeni bir yazı daha gelecektir. Bu yazı bitmeden önce son bir sözüm var. Enzo ileride WWE'yi açıkça istemediğini fark ettirdi ve sektörden ayrılarak müzik dünyasına dönmeyi düşünüyor.

Sunday, November 6, 2016

Sıradaki Brock Lesnar


13 yıldan sonra bir ilk...


    Bill Goldberg, uzun zamandan sonra tekrardan WWE ringine geri döndü. 14 Kasım Buffalo'da gerçekleşecek olan Pazartesi Gecesi RAW şovunda yer alacağını söylediler ilk. Ancak 17 Ekim'de Goldberg bizi şaşırtarak 13 yıl sonra tekrardan evine döndü. 10 Ekim'de Sportcenter'a konuk oldu ancak hem bu kadar hızlı ve de Brock Lesnar'a karşı çıkacağını beklemiyorduk. 

Bill Goldberg kimdir?


Daha çok WCW zamanlarında ön planda olan, o rampaya çıktığında onun bir şey yapmasını bekleyen bir taraftar olduğunu düşünün. O zamanın belki de Brock Lesnar'iydi diyebiliriz. Ne demek istediğimi izleyenler daha iyi anlar. Sting, Lex Luger, Perry Saturn, Konnan, Chris Jericho, Scott Hall, Hulk Hogan ve daha fazlası Goldberg'ü tatmış isimler. Her ne kadar eskiden bu kadar face karakterler göz planda olmasa bile, bu adamın bir havası vardı.

"Who's is next!" Goldberg'e yapışmış cümlelerden biri. Hem taraftarların pankartında yer alan hem de o parlayan döneminde kendisiyle kalıplaşan bir cümleydi. Yani, "Sıradaki kim?".  Bu dönüşüyle beraber sıradakinin kim olduğunu öğrendik. Ve o isim Brock Lesnar. Tabi, bir de Goldberg dediğimizde aklımızda gelen en önemli şey namağlup olması. 173 galibiyet ve 0 yenilgisi bulunuyor. Bu o kadar önemli bir rekor ki kırılamayacak durumda.WWE tarihinde bireysel maçlarda hiç yenilmedi. O zamanın John Cena'sı diyebiliriz. Şaka şaka. Ancak Goldberg, WWE yöneticileri tarafıyla pek anlaşamadı ve ayrılmak zorunda kaldı. Goldberg'de, 2004'ün Wrestlemania'sından sonra şirketten ayrıldı. Son maçını ise Survivor Series'de rakibi olan Brock Lesnar'dı.

Evet, Goldberg döndü. Ancak 49 yaşında birinin dönmesi doğru mu? Sağlığı yeterli olacak mı? Evet, Goldberg'ün ringe dönmesini onaylayın bir sağlık ekibi var ancak şu an o yaştaki biri başka bir yerde ringe çıksa "Hadi be" dersiniz. Ve hala şaşılacak bir durum. Bu hazmedilemeyen durumu bir de ringde yaşayalım. Goldberg, Monday Night RAW'ı açan isim oldu. WWE fan kitlesinin ne kadar çok Goldberg'ü sevildiği inkar edilemez. Herkesin Goldberg'ü sevme dönemi olmuştur. Her ne kadar yeni dönemdeki Roman Reigns gibi olsa da o yıllarda bu çok da göz önünde değildi. Çünkü taraftarlar Goldberg'ü seviyordu ve yenilmesini hiç istemiyordu. Böyle bir dönemden gelme Goldberg. O korkusuz yıldız, şimdi tekrardan WWE ringinde. Bunun için tekrardan çalışmalarına başladı. Brock, için dersler almaya başladı. Tabi bir de şöyle bir durum var. Bu maçı bu yılki Wrestlemania'da beklerken bu ay içindeki Survivor Series'de gerçekleşecek. Her ne kadar Wrestlemania büyük bir şov olsa da Survivor Series'i de unutmamak lazım. Çünkü en uzun soluklu 4 şovdan biri. Öyle olunca da izlemesi keyifli bir maç olacağını umuyorum. 12 yıl önceki iki güreşçi değiller ikisi de. Ancak yine de o yılları hatırlatacak dakikalar olacaktır. Ve insanlar bunu bekliyor. Tabi buradaki bir diğer soru ise uzun yıllardan sonra iki face dediğimiz kişiler mi karşılaşacak? Biri Goldberg, Biri Brock Lesnar. Bu cevapları 20 Kasım'da öğreneceğiz. 

Sunday, September 11, 2016

BROOKLYN'DE MUHTEŞEM 3 GÜN


20 Ağustos, 21 Ağustos, 22 Ağustos... 3 ayrı gece, 3 ayrı şov... 12 saat eğlence... NXT, SUMMERSLAM ve RAW... Başka ne denilebilir ki? İnsan bu blogu yazarken bile heyecanlanıyor. Tabi bir de bunu orada o stadın içinde yaşaması var. Halimi düşünün. Eğer sizinde bir gün şansınız olursa, benim ne demek istediğimi anlayacaksınız. Hani derler ya anlatılmaz, yaşanır. İşte aynı o hesap. Nereden başlamalıyım, nelerden söz etmeliyim bu yazıda onu bile düşünemedim. Summerslam 2014'ün ayrı, 2015'in ayrı ve 2016'nın ayrı yeri oldu. Bu biraz 2 ve daha fazla çocuğunuz varsa hangi çocuğunuzu daha çok seviyorsunuz sorusuyla eş değer buluyorum. Hepsinin farklı tadı, farklı atmosferi ve tabi ki de farklı ruhu vardı.  

Yine daha detaylı özete geçmeden önce yine sizlere teşekkür etmek istiyorum. Geçen 2 yıl gibi bu yılda beni orada yalnız bırakmadınız. Ben orada Efe olarak orada değildim. Türkiye olarak oradaydım. Konuştuğum arkadaşlarıma ve kardeşlerime dediğim gibi eğer bir faydam olduysa ne mutlu bana. Ancak bunu her defasında gittiğimde/eğer bir daha gitme şansım olursa bırakmayacağım, bırakılmasına izin vermeyeceğim. Çünkü ihtiyacımız var. Çünkü WWE'nin Türkiye'de yeri var. Bunu da gösterebilmek için elimden gelen en iyisini yapmaya çalışacağım. Tabi ki herkesin hayali olduğu gibi benim de hayalim asıl orada olmak ve bu serüvenime yaklaştığımı hissediyorum. Çünkü eğer inanırsanız, başarırsınız. 

Bir başka söylemek istediğim şey ise şu üç şey arasında dolanıp düşündüm. Kararsız kaldım. Bayrak, Anı ve Şahit Olma. Evet biraz şifreli gibi ancak şimdi açıyorum. Evet. Bayrağı açıyorum çünkü nedeni belli. Bu rüyaya kaç kere daha şahit olabileceğim ki? Bunu telefona çekmem lazım. Yani telefonuma anı bırakmam lazım. Ve tabi bu ikisini yaparken o arenada canlı izlemek çok güçtü diyebilirim. Sanki her anı çekmem gerekiyormuş gibi hissedince canlı gözlere gerek kalmadı. Orasın ancak izleyemiyorsun durumu çıktı. Çünkü yanımdaki hiçbiri benim gibi manyak derecede çekip durmuyordu şovu. İşte bu üçü arası kararsızlığım beni yordu. Ancak hiçbir yaptığım şeyden pişman değildim.

YOLCULUK: BROOKLYN, NY 

2016'daki yolculuğumuza başlarken rotamız Brooklyn, New York'u gösteriyordu. Yolculuğum başlamıştı.


İLK DURAK: NXT


NXT'nin Wrestlemania'sı olarak adlandırdığımız şovla 3 günlük bültene. Aslında hepimiz biliyorduk ki eğlencenin daha çok arka planda kaldığı ve daha çok güreşin ön planda olduğu bir şovdu. Ve aslında her şovların böyle olmasını istediğimiz doğrudur. İlk olarak Takeover şovundan önce NXT'nin haftalık bölümünün çekimi gerçekleşti. Brooklyn şovunda olması gerekenler ancak ana kadroya katılamayanlardı. 2 maç oldu ama bu maçlar daha çok taraftara yönelikti. Tye Dillinger ve TM61. NXT taraftarının bu 3 yıldızı sevdiğini biliyoruz. Hatta Dillinger'a karşı farklı bir ilgisi var. Çünkü daha fazlasını hak ediyordu.

Ana şova gelirsek; 

  • Bobby Roode, Austin Aries, Ember Moon, Ciampa & Gargano, Bayley ve Shinsuke Nakamura favorilerimdi. İki tahminim dışında tahminlerim tuttu. No Way'e ve Cien'e ihtimal bile veremedim. Roode'un ilk maçı ve Aries'e böyle bir şovda yenilgi vermezdi WWE. 
  • Ember Moon kazanmazsa olmazdı ve bence finisher'ı günün hareketiydi. 
  • Bayley, maçı kazanamasaydı RAW'a çıkacağını tahmin etmiştim. Ancak Bayley'nin kazanamaması üzmüştü. Şu anda Asuka'nın karşısında kazanabilecek birisini görmüyorum. Ember Moon'un çıkışı da zaman alacaktır. Tabi Asuka, Bayley karşısında Heel rolünü aldı. Ancak tekrardan Face'e dönecektir. Liv, Royce, Billie Kay, Aliyah yeterli değil kemer için. Asuka için NXT yenilmezlik serisi devam edecekti. 

  • Takım maçı ise NXT tarihinde en iyi takım maçı olabilir. Takım maçlarının yükselişini gösteren bir maçtı. Açıkçası The Revival'ın kazanmasını beklemiyordum hiç. 
  • Samoa Joe ve Shinsuke Nakamura günün maçıydı diyebilirim. İstediğimiz sonunda gerçekleşti. Ancak Joe bu durumda ne kadar daha kalabilir NXT'de bir fikrim yok. Bir sonraki Draft'a kadar kalır mı yoksa Wrestlemania öncesi şaşırtır mı bizi göreceğiz. Ancak bir tekrar maçı daha bekliyorum. 

  • Genelde TakeOver'larda eski TNA yıldızlarının dönüşü olarak nitelendirdiğim şovda eski bir yıldız gelmedi. Tabi içerisinde 3 önemli TNA starı bulundu. Ama daha fazlasında Hideo Itami'nin önemli bir feuda girişinin sinyalini gördük. Ama bundan da önemlisi GTS, Itami'ye kavuştu. 


İKİNCİ DURAK: SUMMERSLAM


Herkesin olduğu gibi bazı maçların size daha cazip geldiği ihtimaldir. Hatta bazı maçlara neden var dersiniz. Yine benim de beklediğim maçların listesi. Bu 5 maç gerçekten önemliydi benim için.

Universal Championship Match: Finn Balor vs. Seth Rollins

RAW'ın en önemli kemer şampiyonluğu maçı. Ne kadar ilginç! Hala bu kemere karşıyım. WWE ve Dünya Şampiyonluk Kemerini birleştirdikten sonra Intercontinental kemerinin büyüklüğünden bahsetmişlerdi ve şimdi yine kemeri hiçe saydılar. O kemer RAW'da kalmalıydı ve en büyük kemerleri RAW olmalıydı. US kemeri Smackdown'a geçip, RAW'a da Cruiserweight kemeri gelmeliydi. Universal kemeri işte benim gözümde bu yüzden kaybediyor. Bu yüzden değeri hiç. Maça gelirsek favori maçlarımdan bir tanesiydi. Hatta sonucu şaşırttı ve Finn ilk Universal şampiyonu oldu. Tabi ne kadar süre ön planda olacak bu kemer bilemeyiz. Ama yine de Finn'in Seth'e olan karşı galibiyeti önemliydi bizim için.

WWE World Heavyweight Championship Match: Dean Ambrose (c) vs. Dolph Ziggler

Dolph'un böyle bir maça çıkmış olması bile uzun yıllardan sonra önemli bir adımdı WWE için. Hala bir umut var dedirttirmişti. Tabi kazanmasını maalesef beklemiyordum. Dean'in kazanmış olması burukluk yaşatsa da yine de şahit olmak böyle bir maça güzeldi. 

John Cena vs. AJ Styles

Günün en iyi maçıydı gözümde. Çünkü AJ, Cena'yı yenmişti. Sadece yenmiş olması en iyi maç yapmaz. Bunu aslında performansların dışında seyirci de eklenir. O ambiansa ortak olur. Ve olduğum yerdeki tezahüratlar maçı maç yapan şeylerdi. İkilinin en iyi maçıydı. AJ'in yenmesiyle beraber John Cena'nın yavaş yavaş uzaklaşıyor olmasının sinyaliydi.

Women's Championship Match: Sasha Banks (c) vs. Charlotte

En çok beklediğim maçlar arasındayken maçın botch'ları maçtan aldı götürdü beni. Sasha'nın sakatlanma ihtimaline karşı Charlotte'ın kemeri kazanması ve Sasha'nın kaybetmesi....Bu gerçekten üzücüydü. Bu Summerslam Women kadrosu için önemli bir yere taşıyacakken olduğu yerde bıraktı ve 1-2 adım geri götürdü bence. Hala Charlotte'ın ve Sasha'nın sakatladığı sahne gözümün önünden ayrılmıyor. Daha iyi maç bizi bekleyebilirdi. Bence en kötü şans günün başlarında olmasıydı maçın.

6 Women Tag-Team Match: Good vs. Bad

Women Evolution'dan bahsederken bu maçı bahsetmeden olmaz. Gerçekten RAW Women kadrosunun görmesi gereken bir senaryo. Paige durumu vahim zaten, Nia Jax'in her hafta indy güreşçilerle gereksiz yer kaplayışı ve Summer Rae'in kayboluşu. Gerçekten yazık. Açıkçası Nikki'nin geleceğini bile bile Face takımın kazanacağını beklemedim. Smackdown kadrosunun geliştiğini gösterdi maç kadın güreşçiler tarafından. Tabi Becky, Naomi ve Carmella'nın kazanmasını isterdim gönülden.


Evet, diğer maçları hüsranlıkla izledim demek istemiyorum ancak olsa da olurdu olmasa da olurdu. Dikkat ettiyseniz Brock'la Randy'nin maçını eklemedim bile. Hem de ana maçta böyle bir rezalet beklemiyordum. Şoka uğrattı beni. Ve arkamda adam Randy'nin t-shirtünü çıkarıp attı öne. Doğru bir karardı. Brock'a karşı bir şeyim yok ama bu biraz ağır oldu. Summerslam böyle bir bitişi hak etmedi. Diğer maçlara karşı görüşümü yazmıştım. Daha iyi bir set-upla daha iyi bir şov çıkardı. Sami Zayn ve Cesaro'nun kick-off şovunda olması hala beni nerede olduğumu düşündürttü. 


ÜÇÜNCÜ DURAK: MONDAY NIGHT RAW


Aslında daha iyi bir şov bekliyordum yine. Wrestlemania'dan sonraki RAW gecesi gibi hissetmeliydik. Ancak işler ters gitti. Günün ana hatları ilk Finn'nin kemeri bırakması ve ikinci olarak Bayley'nin ana kadroya çıkışıydı. 

FINN BALOR

Her ne kadar Curb Stomb'un tehlikeli olduğu için kaldırılsa da Seth'in Power Bomb'u daha çok yıldızı sakatladı ve bunlardan biri yeni şampiyon oldu. Normalde Roman Reigns uzaklaştırılmasaydı Universal kemeri maçı aslında Roman ve Seth arasında geçecekti söylentilere göre. Ancak Finn kemeri bırakınca bir sonraki PPV şovunda yani Clash of Champions'ta bu maç olur dedik. Ve Summerslam'den bir sonra gecesindeki RAW'da yeni bir turnuva olup yeni şampiyon belirleme kararı aldı. Ve yenenlerden biri Roman Reigns'ti. Rakipleri ise Seth, Cass ve Kevin Owens'ti. Ancak Finn'in kazanışı ve ilk şampiyon oluşu tarihe geçmişti.

BAYLEY

Sasha'nın ciddi sakatlanmasına karşın Bayley ana kadroya çağrıldı ve bunu açıkçası bekliyordum. Zaten Bayley'nin kartları elden ele dolaşmaya başlamıştı bile. Bu hem üzücü hem heyecanlandırıcı bir gündü. İsterdim ki o sıralarda Sasha'da olsun. Charlotte ve Bayley'nin mücadelesinin sinyalini vermişti. 

DUDLEY BOYZ'a VEDA

Geçen yıl geri dönüşlerine şahit olduğum ve bu yılda veda edişleri eskilere götürdü. Nereden, nereye... Artık arka planda rol alacakları ve ring içi aktivitelerinin son olacağının günüydü. Eğer eski bir WWE taraftarıysanız ne demek istediğimi anlamışlardır. Zordu. Ama asla, asla deme.



Son olarak söylemek istediğim şey ise sizlerden her gelen yorumu okumaya çalıştım. Sorularınızı cevapsız bırakmak istemedim. Başka bir yerde birisi soru sorduğunda veya benden bahsedildiğinde benim görmemi istediniz. Bunun içinde her birinize TEŞEKKÜR EDERİM. Ayrıca arkamda olan aileme de teşekkür etmeden geçmek istemem. Her zaman yanımda oldular. Bunun sadece Summerslam'le kalmayacağıma söz veriyorum. Biraz daha işleri büyütmeyi planlıyorum. Yakınlarda yeni haberler gelebilir. Ancak kesinleşmeden şu anda bir şey demek istemiyorum.

Teşekkür ederim...

EFEREY

Tuesday, February 9, 2016

#ThankYouBryan

     Emeklilik... Kimi emeklilik can yakar, kiminin emekliliği ise zamanı gelmiştir ve bir emeklilik daha canımızı yaktı. Daniel Bryan! Daniel Bryan'ı o kadar çok severiz ki sanki içimizden birisi. Sanki ben orada ringteyim dersin. Bizi yansıtan adam artık o ringe çıkamayacak. Daniel Bryan çok yol katetmiş bir adam ve daha nicelerini katması gerekirdi. Çünkü bu adam hak ediyordu. Daha dün gibi hatırlamıyor muyuz Wrestlemania 30'da ilk Triple H'i yenip sonra Batista ve Randy'i yendiğini, Wrestlemania'nın sonra Yesselmania oluşu, kemeri kaybetmeden bırakışı? Şu anda tek yapabileceğimiz şey sadece teşekkür etmek. İyi ki WWE rüyasını gerçekleştirdi ve insanları WWE'ye bağlayan insan oldu. Kendi konuşmasına çok fazla hüzün katmak istemese de bu ringi asla bırakmak istemediği gözlerinden okunuyordu. Keşke bu kadar erken bitmeseydi. 

YES! hareketinin kurucusuna yeni sayfasında başarılar. 
Biz seni unutmayacağız!
YES! YES! YES! YES! YES! YES!YES! YES! YES!...

     Retirement... Whom retirement can hurt whom retirement had to leave. But we face one more retirement tonight. Daniel Bryan! We love him so much that he is like one of us. As if we are in the middle of ring. He will not enter the ramp and fans not start the YES! chant for him anymore. He did so many amazing job to get this position and he would have another chances. Didnt we remember he defeat not only Triple H, but also Batista and Randy at the same night? Wrestlemania turned into Yesselmania and drop the championship belt without losing a match. The only thing we can do is say thank you. Fortunately, he was with us and he was the one who made WWE watchable. He accomplished his dream job. He did not want to put so many emotions in his speech. But we can see in his eyes that he didnt want to give up like this. Wish it would last much more longer than this.

Have a successful new page in your next chapter, the leader of YES! movement
We will not forget you man!
YES! YES! YES! YES! YES! YES!YES! YES! YES!...